26 Mayıs 2020 Salı

Bilim Buyurmaz

Twitter’daki çok takipçili, fenomen bilimci tayfaya karşı daha da mesafeliyim artık. Hurafe savarlıklarını çoğunlukla biyolojiye referansla yaparlar ve buna bir itirazım da yoktur normalde, yalnız şu sıra içlerindeki tahakküm kurma arzusu, ki herkeste az çok vardır bu, iyice ayyuka çıktı. Ortaya çalışmalarının sonuçlarını koyarsın, eyvallah, eline sağlık ama sürekli olan’dan değil de olması gereken’den söz ederken, “şu yapılmalı”, “bu yapılmalı”, “şöyle yapın”, “böyle yapın” derken kantarın topuzunu kaçırdılar ve olguları bırakıp değerlerle, olan’la değil olması gereken’le kafayı bozmak üzereler. 

Ben de okudum Sam Harris’in The Moral Landscape’ini, merak etmesinler ve felsefeyi bilimle ikame etme bakımından son derece yetersiz bir kitaptı, üzgünüm. Bilimin metafizik temellerini, pekçok varsayımın ispatlanmamış aksiyomlar/belitler olduğunu, kesin zannettiklerimizin de zamandan/mekândan bağımsız olmadığını fakat an itibariyle kabul gördüğünü hatırlamak gerekiyor. Bilimde her şey şüpheli demiyorum, bilim doğayı anlamamız için elimizdeki en güçlü organondur/alettir ama coşmayın kardeşim. Prof olmuş adam "politika değil, bilimin ve matematiğin dediklerini yapalım" diyor. Ne çok Celal Şengör ve Ali Demirsoy varmış ortalıkta. 

Ne diyor abi bilim? Naziler bilimle daha çok insanı daha az masrafla öldürmek için ucuz maliyetli zehirli gaz üretti mesela, bunu bilim mi emretti? Yoksa matematik mi? Bilim ve matematik bir şey "buyurmaz." Nötrdür. Senin kimi değerlerin vardır ve o değerler, dünyagörüşü veya ideoloji doğrultusunda bilimi işe koşarsın. Bilim bir kılavuz değil, onu nasıl kullanacağımızın cevabını bilimin içinde bulamayız, dışarıya, başka bir referansa, değerlere bakmak gerekir. Biraz bilim felsefesi herkese lazım, felsefecilere değil yalnızca, bilim insanlarına da lazım. Feyerabend ve Kuhn’u okuyunca biraz törpülenir, yumuşarsın mesela. Öte yandan katı bilim karşıtlarına karşı Carnap, Hempel, Kincaid gibi adamlar da gereklidir, zira bilim karşıtları da ayrı bir sorun. 

Diyeceğim, tahakküme karşı tetikte olmak gerekiyor. Olgulardan buyruklara sıçradığında, laboratuardan biyopolitikaya kaydığında bi’durup düşünürüm, kusura bakmayacaksın. İtiraz edenleri engelleyerek, yalnızca kendi sesine yankı olanlarla etkileşerek de olmuyor öyle. İnsanlar, unvanları ne olursa olsun, bilgilerinden kaynaklı bir iktidar fırsatı yakaladığında nasıl da coşuyormuş. Ellerine güç geçse bize distopyaların en âlâsını yaşatacaklarına şüphem yok.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme